Tarikat şeyhliğinden büyücülüğe

Anlatacağımız kişi, Ticani tarikatında kutupluğa ulaşantığını zannederek büyücülüğe bulaşan ve 17 sene tarikat adı altında büyüçülük yapan sonunda tevbe nasip olan bir şeyhin hikayesidir.

Sudan'lı Hamid Adem Musa nın itiraflarından oluşan hikayesini kendisi arapça olarak 2004 yılından yapmış olduğu dersler şeklinde yayınlandı. Youtubda arapça bilenler dinleyebilir. 8 saatten oluşan derslerini ana hatlarıyla özetlemeye çalışacağım.

Bu kıssada, günümüz ruhani tarikatleri için örnek teşkil eden yönü olduğundan ve özellikle Ulvi ve Hatem hocamızın üzerinde şiddetle durduğu bu ruhani operasyonların gerçek yüzünü birde yaşayan şahidi tarafından itiraf edilmesi bizlerin yakinini artıracağı ve faydalı olacağı kanatini hasıl olmuştur.

Burada unutulmaması gereken bir gerçek şudur ki, Şeyh Hamidin yaşadıklar kendisine has tercübeleridir. Dolayısyla kendi bağlamında değerlendirilmelidir. Bu gibi tecrübeler ana hatlarıyla aynı olsada farklı kişilerin tiniyetine, çevresine, şartlarına göre değişebilir.

Bu yaşadığı çarpık tercübenin doğurdu kendisince neticeler mutlak doğrulardır diye algılanmamalıdır. Kendisinde ulaştığı doğrular tam manası ile tek doğrular veya 100 % doğrular olmadığını bilmek lazımıdır. Kötü örnek olmuş Ruhani şeyhlerinden dolayı gerçek ehli sünnet çizgisinde bir tasavvuf oluşumunu ve tarikatını inkar edemeyiz.
Dolayısıyla burada şu gerçek unutulmamalıdır, hz. İsaya uluhiyyet atfeden hristiyanlara kızarak biz nübuvvetini inkar edemeyiz. Herşeyin hakkını teslim etmek durumundayız.
Bu uyarılardan sonra bu tecrübeyi faydasının çokluğuna binaen özetliyerek aktarmak istiyorum


Şeyh Hamid anlatıyor :
Ben Tevbe edip Allaha iltica etmeden önce bulunduğum bölgede Tarikat şeyhi ve bu zamanın 4 kutbundan Şark (doğu) cihetinin kutbu olan kerametleriye meşhur biri olarak bilinirdim.

Küçük yaşımda Sudan'ın Darfur'a bağlı bir kasabasın'dan hafızlık ve dini ilimler öğrenmek, alim ve evliya olma hevesiyle büyük alimlerden olan Ahmed Elbakkini yanına gittim ve dini ilimler ve tasavvufda da yetiştirildim. Zamanla Ticani raikatının halvet şeyhi sonra zikir şeyhi oldum. Ta ki şeyhimle aynı seviyeye ulaşınca beni başka bir şeyhe yönlendirdi .
İkinci şeyhimin adı Kasım idi, oda beni yetiştirde verceğini veridi ve şeyhimle aynı seviyeye gelince bana evtad makamından bir üst makamına çıkarabilecek acak Sudan'ın Niger sınırında kendisinden seviyeli olan başka büyük bir şeyhe gönderdi.
Üçüncü şeyhimin yanında 5 sene boyunca hizmetinde bulundum, birdefa olsun kendim için bir şey istemedim ve hiç bir şeyi sorgulamadım. Çünkü öğle yetiştirilmiştik, ''itiraz eden kovulur'' mahrum olur ilkesince ğassal elinde meyyit gibi mutlak teslimiyyetimi sergiledim.
Beş sene sonra şeyhim bu sadakatimin karşılığı olarak beni Allaha ulaşmam yolunda makamımın daha da yükselmesi için elinden geleni yapacağını söyledi.

O günlerde dört kutuptan biri ölmüştü. Şeyhim bana bu makama ancak muhlis olanların ulaşabileceğini ve bu makama senden başa layık olabilecek birini göremediğini ifade etti .
Ve oğlum dedi: sana yardımcı olacağam, özel zikir vereceğim diyerek benim bir sure veya beş ayet seçmemi söyledi
Ben de 5 ayet sectim, her bir ayetinde 10 kaf harfi vardı, toplam beş ayette 50 kaf harfi bulunuyordu.
Şeyhim çok mutlu oldu ve benim çok iyi bir seçim yaptığımı ve bunun beni Allaha ulaştıra cağını söyledi. Bu seçtiğim bu ayetler ile halvete çekilmem geretiğini ifade etti.

Sonra bana ayetlerin ve surelerin esrarını öğretti.
Bu sırlar çoktu ancak size 3 tanesiniyle örnek vereyim.

Surelerin ve ayetlerin esrar onun okunuş biçimlerinde yattığını söyledi örneğin

1. Sır : bismillah der ve şunları eklersin dedi : bi hakki Muhammed Bi hakki Azrail Mikail ve israfil ve bi Hakki sehsehuh mehmemuh tahtahuh ve babil kapısı hürmetine
Errahman der ve şunları eklersin dedi : bi hakki İsa, Musa ,İbrahim ve Bi hakki Azrail Mikail ve israfil ve bi Hakki Şemharuuş ve Seka'ke' ve Biaba' ve Sela'la'...
Errahim dede aynen diğerleri gibi ek anlaşılmayan isimler ekledik.

2. Sır: Ayetlerin kelimeleri tersinden okumakdan geçtiğini ifade etti

3. Sır : Ayetin Kelimelerin harflerinin tersinden okuma ki bu en tehlikeli olanıydı.

Bunları bana ayetlerin esrarı havvası diye öğretti ve beni bu okuma usulleri ile alıştırdı ve halvete hazırladı.

Bana bunlarla halvete girmemi, ancak halvet günün adedini 11, 21, 31,41 günlerinden birini seçmemi söyledi ve ben 41 seçtim .
Şeyhim : uyardı dediki bak itikafı yarıda kesemessin gücünün yettiğini seç diye bir kaç defa uyardı ve yiyecek olarak az bir su ve her gün için 3 hurmadan fazlasını 41 gün boyunca yiyemezsin dedi.

Ben 41 ısrarla durdum çünkü büyük bir evliya olmak istiyordum.

Halvet esnasında namaz konusuna gelince

Namazı sadece ilk gün girişte kılabileceğimi sonra gerekmediğini çünkü ibadet içerisinde ibadet olmayacağını söyledi.
Namaz kılarken de anadan üryan bir şekilde kılmam gerektiğini söyledi. Bendeki şüpheyi izale için şöyle bir izah getirdi: İhramlı insanlar anadan üryandır, sadece ihramları vardır çünkü birbilerini görüyorlar, eğer tek başına biri tavaf etse ihramda giymesi gerekmezdi sen ise burda tek başınasın sadece Allah görüyor . Allah herhalini görüyor zaten dedi.

Her dini muhalefette meşrulaştırmak için bir makul açıklamalrı veya bahaneleri hazırdı, bizde gerçek evliya olabilmenin yolunun mutlak teslimiyyetten geçtiğine inanmıştık, nede olsa geçici şeylerdi. Bu durumlarda Musa ile Hızırın kıssasını anlatırlardı, zahiren şeri muhalefet gibi gözüksede batinen şeriate uygundu....


Şeyhim beni halvet süresince dikkat etmem gereken bir kaç meselede uyardı

Birinci: oğlum imtihanın korku ile olacağını, dolayısıyla sakın korma dedi.

İkincisi: oğlum Sana bir Melek gelecek dedi.
Ben dedimki nasıl?
İsmini sana göstereceğim ancak bu Ruhani Meleklerdendir dedi.
Ben: Ruhaniler Melekmidirler diye sorunca? (tabiki cevaplar herzaman hazır)
Evet dedi ve ekledi. Onlar insanlardan daha büyük yüce meleklerdendir sana hizmet etmek için yaratıldı dedi.
Üçüncüsü: Melek geldiğinde selam verirken aleykum diyerek verecektir, sende sadece aleykum diyerek karşılık vereceksin.
dördüncüsü: senden ilk aşamada bir şartı yerine getirmeni isteyecek diğer şartları ise ilerde gerektiğinde yerine getireceksin dedi. Bu Ruhani Meleğin şartları hep zahirde haram olan şeylerdi ancak biz batın ilmiyle ilgilendiğimiz için ilmi ledünni elde edeceğimiz için , yerine getirilmesinde sorun görmedik. Çünkü kendimizi alıştırmıştık Hzır ile Musanın kıssasından. Bu senin imtihanın teslimiyyetini gösterirsen ulaşırsın.
(Sonradan öğrendimki Ruhaniler aslında şeytan olduğu ve ruhani ifadesi cinler için kullanıldığında cinlerin reisi kast edildiğini sonradan öğrendim)

Devam edecek