3 – TEZAHÜR MESELESİ (HATEM HOCAMIZIN CANLI YAYIN DERSLERİNDEN)
PEYGAMBER EFENDİMİZİN(s.a.v.) TEZAHÜRÜNÜ SAĞLAYAN RUHANİ

Bizler elhamdulillah müslümanız ve asrı saadete bağlıyız.
Ulvi hocalar bahsetmişti, sonsuz sistem şeytanların sistemidir, sonsuz dine tabi şeytan ve cinler topluluğudur. Bunlar bir kuvvettir, birliktedirler, devlet gibi birşeydir kendi içlerinde.
Bu sonsuz sistemin insanlara kendini tanıttığı dinde, İslamdır, müslümanlıktır . Yani o sonsuz sistemin elemanları , insana gelirken müslüman olarak gelirler, cübbeli, sakallı, sarıklı vs.. şekillerde gelirler .
Paralel din diyelim paralel İslam diyelim buna, en güzel isim bu .
Onun için gördüğünüz görüntülerden, rüyalardan, aldığınız keşiflerden, ilhamlardan etkilenmiyeceksiniz.
Asıl olana, ASRI SAADETE bağlı kalacaksınız daima.
Bizim için herzaman gecerli olan, ŞERİ KURALLARDIR GERİSİ BOŞDUR.

(Ali abinin bakım esnasına) 06/11/2015 tarihindeki dersden alıntı

Dikkat edin
--Hatem hocam: Ali abi, Peygamber efendimzi (s.a.v.) tezahürünü sağlayan ruhani o tezahürde gelsin.
--Ali abi: tamam hocam.
--Hatem hocam: Hatem hoca çağrıyor de, sakın kaçmasın bulurum onu.
--Ali abi: geldi hocam
--Hatem hocam: Gerçek yüzünü göster
--Hatem hocam: Sen ne sin.
--Ali abi : Şeytan diyor hocam.
--Hatem hocam : Düzmüsün ruhanimi ?
--Ali abi: Cin diyor.
--Hatem hocam : neden peygamber efendimzi (s.a.v.) tezahüründe inasanlara geliyorsun? Nediyor Ali abi.
--Ali abi : Diğer yoldan insanları kandıramayız, ancak bu yoldan kandırırız diyor hocam.



Amacımız insanların imanlarının kayıp olmaması sağlamkdır.
Bakın bize çok kişi geldi, Peygamber efendimizi (s.a.v.) görüyom, bana mehdilik verildi , bana gavslık verildi , kutupluk verildi diyen bana cok geldi, hepiside cin ruhanisi oyunu çıktı.

Bizim insanlarımız büyüklerini gördüğünü zannederek kendini evliya zannediyor. Yazık, bunlar içerisinde ileri gidenler var. Örneğin şehnur olayı. Ne diyor bu şehnur, imamı Rabbani, Abdulkadir Geylani kuyruğa girmişler bendimle beraber olmak istiyorlar diyor. ...........haşa
Bunlar ahireti imanlarıyla şereflendirmiş insanlar gelipte senle evlenmek istemezler. .
İkincisi, bu insanlar onur ve haysiyet sahibi insanlar. Şeyh Abdulkadir Geylani hz. Es kaza bir kadınla evlenmek isterse ona ne imamı Rabbani yaklaşır nede Şahı nakşibend yaklaşır. Bunlar birbirlerine karşı rekabete girmezler.
Üçüncüsü ise, bunlar vefat etmiş ve ahireti şereflendirmş insanlar, senle benle işleri olmaz.
Bu işi öyle ileri götürdüki efendimiz benle zina yapıyora kadar getirdi.

Bak yanlış anlaşılmasın onunda peygamber efendimiz (s.a.v.) olarak gördüğü bir varlık var.
Peygamberimizin(s.a.v.) kılığına şeytan giremez doğru, peygamberimiz (s.a.v.) ne demiş ise doğrudur. Ben kendi adımdan daha emin bilirim ki efendimizin (s.a.v.) dediği doğrudur.

Peygamberimizin(s.a.v.) kılığına giren bir varlıkta ben peygamberinizim diyebilir.
Bakın burda şaşırtma vardır, onun için insanların dikkat etmesi gerekiyor, dejavu denen bir mesele var çok ince meseledir. Cinni varlıkların, büyüklerin, kutupların suretine girme hadisesi. Ona ilerde izin çıktığı zaman açıklayacağım ve zaten çok daha net anlaşılacak bazı şeyler.

Rüyanızda gördüğünüz veya karşınızda gördüğünüz büyük, büyük olduğunu anlaya bilmek için, en azından İlmi İrfan sahibi olmanız gerekiyor. O olmaz ise İlmi İsmet kullanıcızı olmanız gerekiyor. Yada M.S alimi yada M.V alimi olmanız gerekiyor.

Kandırılmanız an meselesiridr, imanımızdan eder bizi.

Dediğim gibi ruhani tarikatlerden çıkan şeyhler hepisi yediler ve kırklar vs.. le toplantı yapdıklarını zannederler. Onların götürüldüğü bir yerler vardır.
Bu ruhlarının götürüldüğü yerdir, kendinin değil. Bu kişiler ilimlerinde eksiklik olduğu için onların ruhani olduklarını anlaymıyorlar.

Bu durumdaki kardeşlerim Hz. Ali benleydi, onunladamı görüşüyormuş diyecek.
Sizler sadece kendinizi bildiğiniz için tek zannediyorsunuz, bizler vasıtasıyla çoğunu bildiğimiz için tek olmadığının farkındayız.
Bu durumlarda kesinlikle aldırış bile etmesin, özür dilerim yanlış anlaşılmasın ben her gün görüyorum, yani onun bir anlamı olsaydı benim şuan gök katlarında saray kurmuş olmalıydım ama ben hala zelil ve sefil bir şekilde yer yüzündeyim.

--Hocam nasıl gerçek ile sahtesini nasıl ayırt edebiliriz diyen kardeşime diyeceğim şu ki
ayırdedebilmek için ilmi İrfan sahibi olmak lazım, M.v alimleri M.s alimleri , İlmi İsmet alimleri ve kullanıcıları olmak gerekir.
Onun ayırt edebilmek için yeniden sıfırdan bir ilme sokmak lazım.

Bizler herzaman aciziz ve Rabbimize muhtaciz , ve Rabbimizden umud ederiz, bizler daima korku ve ümit arasındayız

Eğer Hz. Ali'yi, Peygamber efendimizi (s.a.v.) görmekle büyük olunsaydı Ebu Cehilde peygamberimizi görmüştür o büyük olurdu.
Dikat edersiz orda bir şey daha gerekiyor. Sen gördüğüne değil, olması gereken İMANINA güveneceksin. Kural budur.
İmandan vazgeçmeyecek, hiç bir zaman unutmayın bakım ve tedaviler asıl olan görevlinin imanı değil sizin imanınızdır. Yani görevl ne olursa olsun hangi hadim olursa olsun, hangi müvekkil olursa olsun, hangi melek olursa olsun, onun bir önemi yok, sen ne olacaksın ona bakacaksın.

İki kişi efendimzi gördü, biri hz. Ömer diğeri Ebu Cehil. İkside Peygamber efendimizi (s.a.v.) görmüş ama ne olmuşlar, burdaki sırrı burada ki püfü kaçırmayacaksınız.
Yani ben neyim asıl soru herzaman bu olacaktır.

Yunus emre ne diyor
İlim ilim bilmektir
İlim kendini bilmektir.
Sen kendini bilmezsen
O nice okumaktır
Ben neyim diye sormalısın kendine.
Dolayısıyla güveneceğiniz kendi imanınızdır, karşınıdaki bir şeytanda olabilir.
Yani herzaman kendiniz ve kendi imanınıza bakın.

Bizler ümmeti Muhammedin uşaklarıyız, bizler efendi değil, köleleriz.
Kalbimizde kibir, benlik, enaniyet, evliyalık, alimlik, hırsı olmayacak
bu ümmetin en zellilleri bizleriz.
Kalbimiz herzman bu şekilde olacak
Biz kuluz, aciziz, bize Rabbimiz ne kadar nasip ettiyse şükürler olsun, ne nasip etti ise rıza gösterir şükrederiz. Altın kural budur.