Siteler
+ Yeni Konu aç
2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: Bakım Yaptırmayın Diyenlere Cevaptır. Ne Yazıktır Para Uğruna Dinini Satan ve Bozanlara.

  1. #1
    Administrator
    Üyelik tarihi
    Dec 2015
    Mesajlar
    3

    Bakım Yaptırmayın Diyenlere Cevaptır. Ne Yazıktır Para Uğruna Dinini Satan ve Bozanlara.

    Öncelikle bakım nedir bilmek lazım. Kişi paraperest olabilir menfaatperest olabilir yada rukye gibi işlerle rızkını temin ettiği için rızkından korkabilir. Ama bu asla ve asla demek değildir ki eğriyi doğru göster doğruyu eğri göster. Eğer kişi menfaati ve rızkı uğruna yalan yanlış bilgilerle insanları yanıltıp kandırmaya çalışıyorsa bu kişi sadece ve sadece sahtekar ve şarlatan demektir. Bu yazımızı bakım yaptırmayın diyen insanlar okusun ve kendilerini insanların gözünde ne kadar aciz yalancı ve acınacak duruma düşürdüklerini anlasınlar.

    Öncelikle bakım ne demektir onu açıklayalım. Kısaca bakım muayene demektir. Nasıl ki bir doktora gittiğinizde doktor sizden şikayetlerini dinledikten sonra muayene eder ve hastalığınızı bulmaya çalışırsa bakımda insanların ruhani marza ve sıkıntılarını dinledikten sonra ruhani muayenesinin yapılması demektir.

    Bir insanın bakım yaptırmayın demesi doktora muayene olmayın demesi ile eşdeğerdir. Demek ki bakım yaptırmayın diyenler insanlara doktora gittiğinde muayene olma doktor seni gelişigüzel tedavi etsin anlamına geliyor. Herhalde kendi çocuğunuda doktora götürdüğünde doktora muayene ettirmeden kafana göre ilaç yaz doktor diyor bunlar. Bu açıklama bile bu menfaatperestlerin menfaat uğruna insanları nerelere sürüklediklerinin ispatıdır. yazının sonunda bakım yaptırmayın diye niye yazdıklarınıda açıklayacağım lütfen okumaya devam edin.

    Bu tip insanlar kendi kafalarına göre deliller bulmuşlar. Bakımcı niye anne adı sorar kendi adını sorar doğum tarihini sorar. Delile bak. Bu soru bile rukyeci olarak geçinen bu zatların havas ilminden ve rukyeden ne kadar uzak ve habersiz olduklarının ispatıdır. İsim ve anne ismi sorma doğum tarihi sorma Eski havas Alimlerinden beri geolen bir usuldur. Niye isim ve anne ismi alıyorsun doğum tarihi alıyorsun diye bu insanıhn Muhyiddini Arabi Hazretlerine Caferi Sadık hazretlerine İmamı Gazalı Hazretlerine Şeyh İmam Şibli ye sorması lazım. Çünkü bu usul onlardan beri gelen ve onlarında kullandığı rivayet edilen bir usuldur. Ha bu niye isim soruyorsunuz diyen kardeşler vehhabi ise bir şey diyemem. Çünkü vehhabiler için Alim ve Evliya yoktur

    Yinede bu sorusunun cevabını bu cahil rukyeci arkadaşlara vereyimde ben öğrensinler. Hem bu vesile ile tüm havas alemi öğrenir. Öncelikle tüm alemlerin ortak dili vardır kast Yaratılmışlığı simgeler. Ondan sonra Hitap ve Hitabet dilleri vardır. Bunların derini ise M... Y..... B.... dır. Senin aldığın isim ve anner ismi ve doğum tarihi gerçekte o kadar önemli değildir. Ama Hakimiyet diline sahip olmayıpda yetkilendirilmiş hitap diline sahip olanlar için kast diline bağlantı kurar ve M... Y.... B.... da olayı ve tasarrufu açığa çıkarır.

    Bunun ne cinlerle nede şeytanlarla alakası vardır. Bu bir tür kısayoldur. İleri seviye insanların bu isim ve doğum tarihlerinede ihtiyacı yoktur.

    Alimlere laf atacağına kendi cahilliğin ve zalimliğinden utan çünkü Ayeti Şerife senin gibiler hakkında gerekli hükmü vermiştir. Biz Müminlere şifa ve rahmet olan Ayetler indirdik O ise zalimlerin ziyanını arttırır. Bize laf atmaya çalışan rukyeci arkadaş senin yaptığın rukye senin ziyanını arttırır. Bu demektir ki sana rukye tedavisi olmaya gelenler sadece hüsrana uğrayarak gidenlerdir yani ziyan ve zarara uğrayanlar.

    Bu arkadaşlardan bazıları demiş ki Müslüman cinlerin bedene girmesi haramdır kardeş müçtehit değilsin ruhani bir vasfın yok. Neye göre haram kimden öğrendin. Bu kardeş bedene girme ile gece aile hayatını karıştıyor olsa gerek. Kardeş o zaman mahlukatın gözü önündede aile olmak yasak ama sende ve eşinde karin olduğunu bile bile gece harem oluyorsunuz. Caiz mi sence.

    Kardeş bu işler öyle senin baktığın gibi düz mantıkla olmaz. sen akılla Ayetle hüküm çalışmayı bırak. Bu konuda Ehli Sünnet alimleri var onlara uy vehhabiklere özenirsen sonun böyle yanılgı ve rezillik olur. Müslüman cinler haber vermek için gelmezler gelenler saptırmaya gelen şeytanlardır demişler ya gülmekten öldüm. kardeş ömründe cin görmemişin nerden biliyorsun . hangi cinsiz cin aliminden öğrendin bu bilgiyi. hangi şeytanla irtibatın varda gelenlerin şeytan olduğunu biliyorsun. Kardeş ne içtin sende böyle cahil ve saçma zeka eserinden yoksun bir yazı yazdın Allah akıllar versin. Herhalde eski İslam Alimlerinden havas ehli olanların hepsinde gelenler şeytandı ve Eski İslam Alimlerinin hepsi şeytana kanmış zavallılardı.Senin bu dediğinden bu anlaşılıyor anca. Mendelleri Kulak davetlerini ayna davetlerini kimler çıkardı bir araştır ona göre yaz. Rukyeci kardeş sen vehhabilerden fazla etkilenmişin bırak sen bu saçmalıkları.

    Bu rukyeci arkadaşlardan bazıları şöyle bir alıntı ile kendi iddialarını guya güçlendirmişler

    islam devleti oldugu dönemlerde kadılık yapan bir alim e haccac essakafi büyücülükle suçlanan bir getirldi .sorar sen büyücümüsün hayır der .
    adam hayr der,yerden bir avuç taş alir sayar arkasi dönmüş şekilde adama döner avucumda kaç taş var sonra .karşidaki der şu kadar gerçek sayıyı bilir.
    bu sefer sayar gibi yapar saymadan döner adama sorar kaç taş var ,bilmiyorum der .ilkinde bildin 2. de niye bilemedin .birincisini sen saydın içimde şu kadar denildi 2. sinde sen saymadin bilemedim.bununla onun büyücü olduğu hukmedildi
    muhammed şihavi cin buyu seytandan korunma uysal yayınlari

    10 liraya satılan bir kitaptan yapılan bir alıntı ile. Olayın ilginci bu kardeş bu kitaptan alıntı yapmışta hadise hakkında ravi bildirmemiş belki kitaptata ravi yoktur sadece uydurmadır Allahu teala Bilir. Bu olaya göre inceleme yapalım sonrada açıklamasını yapalım. Öncelikle içime şu kadar dendi kelamını bu yüzyılda en çok kullanan said nursidir. Şunu düşündüm kü kalbbime şu ihtar olundu der galiba said nurside büyücü. Bu olaya göre said nursininde büyücü olması lazım. Zaten şöyle ilginç bir durum var karşısındaki alimin beynini okuyupta adamın içine söyleyen cinler alim taşları saymadığı zaman sayıpta içine söyleyemiyorlar ya bu cinler çok gerizekalı yada adama kasıtları var idam edilsin diye sessiz kalmışlar. madem ki alimin beynini okuyan cinler neden alimin düşüncesini bilemezse idam edileceğini söylememişlerki Belkide o cinler sırf adam idam edilsin diye alimin beyni ve düşünceleri ile oynadılar.

    Şimdi Caferi Sadık Hazretlerinn kitaplarını araştırırsanız cinlerle ilgili bir insan muzdarip olduğu zaman yada şikayetçi olduğu zaman emri altındaki cinleri devleri şeytanları topladığını ve olayı kğimin niye yaptığını sorguladığını görürsünüz. Bakımın aslı ve esası budur. bakım olayı Süleyman Peygamberimizden kalan bir miras olmadığını kim söyleyebilir. O zaman Hz Süleymanıda büyücülükle suçlasıonlar yukarıdaki olaya göre ve idam etsinler.

    Bakara Suresi Ayet 102 de Emreder ki

    Onlar Süleyman (a.s)’ın mülkü üzerine şeytanların tilavet ettiği (okuduğu) şeylere tâbî oldular (uydular). Süleyman (a.s), inkâr etmedi (sihir yapmadı ve kâfir olmadı). Fakat şeytanlar insanlara, sihri ve Babil şehri’ndeki iki meleğe, Harut ve Marut’a indirilen şeyleri öğretmekle kâfir oldular. Ve oysa onlar, “Biz sadece bir fitneyiz (sizin için bir imtihanız). O halde (sakın sihir ilmini öğrenerek) kâfir olmayın.” demedikçe hiç kimseye bunu öğretmezlerdi. Fakat o ikisinden, bir erkek ile onun karısının arasını açacak şeyler öğreniyorlardı ve de onlar, Allah’ın izni olmadan onunla (sihirle) hiç kimseye zarar verebilecek değillerdir. Ve onlar kendilerine fayda vermeyen, zarar veren şeyleri öğreniyorlar. Ve andolsun ki onlar, onu (sihri ve ona ait bilgileri) satın alan kimsenin ahirette bir nasibi olmadığını kesin olarak öğrendiler. Elbette onunla (sihre karşılık) nefslerini sattıkları şey ne kötü, keşke bilselerdi.

    Burada bu rukyeci kardeş şeytanların tilavet ettiği şeylere tabi olmakta fakat haberi yok. İslamda bakım olayının kökü ise Peygamber Efendimiz'e büyü yapıldığında iki Meleğin Ayakları Ucuna Gelerek büyü hakkında konuşması ile başlar. Yoksa Alemlerin Resulü büyüyü ve yerini bilmiyormuydu biliyordu. vahiyle bildirilemezmiydi bildirilebilirdi. Niye bu şekilde bir yöntemle bildirildi hiç düşünmez cahiller. Alimler Peygamberlerin Varisi ise büyü olayında kim bildirecek yine insanlara. Bu büyü ve sihir konusunda Hakiki Alimlerin melekut Aleminden yada Nurani Alemlerden bilgi alabildiğini gösterir. Bunada bakım denir. Şimdi bu cahil kardeş diyecek ki Onlar Peygamberdi biz şimdiden cevap verelim Ümmetimin Alimleri israiloğullarının Peygamberleri gibidir.

    Sonra birde cin mektubu hadisesi vardır Eshabı Kiramdan Efendimiz Peygamber Efendimiz 'e şikayet ettiğinde Peygamber Efendimiz onlar cinlerdir demiş. Niye karinler dememiş şeytanlar dememiş ifritler dememiş.

    Bakın rukyeci kardeşler incelikleri görebilecek kadar zeka ve aklınız yoksa hiç İslam Bilgileri ile girerek insanları yanıltmayın ve kandırmayın. Farkındamısınız bilmiyorum ama üç beş kuruş para için İslamı bozmaya ve Alimleri lekelemeye çalışıyorsunuz. ya Allah 'tan korkun. Bu iman ve bu kafayla değil hastadaki musallat olan cin sıradan düz cinler ve şeytanlar bile ömür boyu Kur'an-ı Kerim okusanız sizi takmaz. Hani diyor ya adam Hz. İsa'dan toprağı altına çeviren duayı ister. peygamber Efendimiz verir ama adam okur okur toprak değişmez. Adam Peygamber Efendimiz'i yalancılıkla suçladığı zaman Peygamber Efendimiz cevap verir dua aynı duada okuyan ağız aynı ağız değil der.

    Bu rukyeci arkadaşlardaki art niyet dini sapıklık yalan ve cehaleti bu kadar gözler önüne sedikten sonra birazda ilimden yoksunlujlarına dem vuralım.

    bazı rukyeci arkadaşlar demiş ki

    Büyücü Neden Anne Adı Sorar?

    Çünkü büyü aleminde tüm bilgiler karînden alınır. Karîn yoluyla hastanın vücuduna girmeden önce onun hakkında bilgi sahibi olunur. Kişinin tespiti ise anne adı yoluyla olur. Kısacası, anne adı yoluyla kişi tespit edilir ve karîn aracılığıyla onun hakkında bilgi edinilir.


    Buna az önce cevap verilmişti. Bu insana göre anne adı ve ad soran her Eski İslam Alimi Muhyiddini Arabiler Caferi Sadıklar ve diğer niceleri büyücü. Şimdi anlamadığımız şu bir insana büyü yapıldığı zaman o kişinin karini o insana büyü yapılkdığını nerden biliyor. Yoksa bu karinler gaybı bilerekmi doğuyorlar. Peygamber Efendimiz kendi karinini Müslüman yapmıştır. Ama Peygamber Efendimiz karininden hastalığının sebebini Kendisine büyü yapıldığını ve yerini öğrenememiştir. Bu yazıyı yazan cahile göre herhalde Peygamber Efendimiz 'e büyüyünün yerini söyleyen meleklerde o büyüyü ve yerini Peygamber Efendimiz ve karininden öğrenmiştir.

    Böyle cahil rukyecilere aslında söylenebilecek bir cümle vardır.Lan zır cahil şeytanların oyuncağı necis herif insanları büyücü göstermeye çalışacağına adam ol ben cahilim ahmakları kandıran sahtekarım diye söylede aslında hakikatı konuşmuş ol. Ama edeben bize yakışmadığı için demiyoruz.

    Bakın ikinci cahil ve uydurma yazı gelmiş bazı rukyecilerden

    Sihir Nedir?

    Türü ve şekli ne olursa olsun, sihir kurbanın aklını ve kalbini kontrol altına alma girişiminden ibarettir. Sihir sayesinde şeytan kişiyi kontrol altına alma imkanına sahip olarak, sihirle hedeflenen şeyleri ya tamamen ya da kısmen gerçekleştirmeyi başarır.

    Adam daha büyü nedir sihir nedir farkları nelerdir bilmiyor kafasına göre sallamış. Bu rukyeci şeytanı çok kuvvetli bir mahluk zannediyor hrhalde şeytanın kontrol altıbna alması demiş. vavvvv

    Dünyada bin tane insanda büyü olsa herhalde şeytanda Eş Şehid ismi şerifinin tecellisi var ki her yerde hazır ve nazır aynı anda dünyada tüm büyü yapılanları kontrol altına alıyor. belkide bu rukyeci Allah diye şeytana tapıyorda farkında değil. Hadisi Şerif'te Emreder ki Mümin aynadır bakan kendini görür der. Bizler Müminleriz Elhamdulillah.

    halbuki Bakara Suresinde Ne Güze Açıklamış.


    Fakat şeytanlar insanlara, sihri ve Babil şehri’ndeki iki meleğe, Harut ve Marut’a indirilen şeyleri öğretmekle kâfir oldular. Ve oysa onlar, “Biz sadece bir fitneyiz (sizin için bir imtihanız). O halde (sakın sihir ilmini öğrenerek) kâfir olmayın.” demedikçe hiç kimseye bunu öğretmezlerdi.

    Sihri babildeki iki melekten öğrenen ve insanlara öğreten şeytanlar sihrin insanın kalbini ve beynini kendi kontrolleri altına almak olduğunu o zamana kadar öğrenemişler kafaları çalışmamış. O iki melekde şeytanlara ve insanlara şeytanların insanların kalbini ve beynini nasıl kontorl altına alacağını öğretmişler. Bu rukyeci arkadaşın yazdıklarından anca bu sonuç çıkyor.

    Aslında bu rukyeci arkadaş beyaz duvara çamur at kendi tutmazsa izi kalır gibi basit bir yahudi oyununa girişmiş girişmişte cahilliği işte kendini rezil ediyor.

    Bazı rukyeci arkadaşlar demişler ki

    Sihir şu iki şeyden biriyle gerçekleşir:
    1- Kişiye tahsis edilmiş şeytanın (karîn) kullanılmasıyla.
    Bazı büyü ve çarpma durumlarında etki dışarıdan olur ve çoğunlukla insanda zaten var olan karînin zorla kullanılması yoluyla olur. Kimi kez hasta görevli cinin dışarıdan karîne emredişlerini duyar. Bu olay çoğu kez rukye esnasında ya da mescitte yahut teravih gibi uzun bir namaz esnasında olur. Bazı şeytanlar dışarıdan gözlere ve kulaklara etki etme gücüne sahiptirler.
    Cinin dışarıdan etki ettiği durumlarda hasta iç sıkıntısı ve kalp çarpıntısı gibi cinin içeride olduğunu gösteren şeyleri hissetmez.


    Bu arkadaşa sormak lazım cinlerin karine emir verebilme yetkisi olduğunu sana kim söyledi. hangi karin hangi şeytan söyledi. Görevli cinlere emir verme yetki ve gücünü kim vermiş. Mantık basit bunlardaki salla olum niyazi belki kanan ahmaklar olur. Merak konusu olan şudur şeytanlar madem bu kadar güçlüler niye insanlar büyüye uğrasınlarda biz kalplerini beyinlerini kontorl altına alalım diye beklerler. Zaten insanları azdırmaya yemin etmiş şeytan alsın tüm insanların kalplerini ve beyinlerini kontrol altına. galibe o şeytanla bu arkadaşların zeka seviyesi aynı düzeyde. Allah kimseyi şeytan akıllı cin fikirli Yaratmasın

    Bu rukyeci arkadaşlara bu kadar cevap yeter yazılarının geri kalanlarını okuyup cevap vermiyorum çünkü cevap vermeye değer bulmuyorum. Bu rukyeci arkadaşların tek derdi var bunlar akılları sıra rukye ile cin çıkardıklarını iddia ediyorlar ya. bakım esnasında rukyecinin cini çıkaramadığı o cinin rukyeci ve hasta ile dalga geçtiği ve hastanın vücudunda başka cinlerde olduğu açığa çıkıyor ya. Bunun için insanlar gerçekleri görmesinler ve kendi yalancılıkları açığa çıkmasın diye böyle bakı8m yaptırmayın diye safsatalar türetiyorlar. dediğim gibi üç beş kuruş hastadan gelecek para uğruna İslamı O Güzel Dinimiz Bile bozmaya kalkabiliyorlar.

    Bakım yaptırmayın diyenlere verilecek en basit cevap bir kaza sonucu kırılan kemiğin olursa ultrason çektirme direk alçıya aldır. Çünkü bakım ultrason ve muayene demektir.

    Bence denilebilecek tek söz var Allah İman ile akıl sağlığı versin.

  2. #2
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    Oct 2015
    Mesajlar
    14
    Bence denilebilecek tek söz var Allah İman ile akıl sağlığı versin
    amin Allah razı olsun hocam

+ Yeni Konu aç

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •