Uzayın yapısını bundan önceki konumuzda tarif ederken saflık ve noktalar olarak tarif etmiştik. Bu hal kainatın değişmez halidir. İkincil noktalar yani noktanın bozulmuş yansıması olarak tarif edeceğimiz noktalar ışığı hareketi enerjiyi titreşimi meydana getirir demiştik. O zaman uzay hiç bozulmamış saf hali ile bu halin yansıması olarakda nitelendirilebilen uzayın saf hali ve ikincil noktalar halinden oluşmuştur. Uzayın saf haline mutlak uzay denir. Ve burda zaman ve hız sıfırdır. Yani hareket yoktur zaman yoktur zaman sadece andır. İkincil noktaların oluşturduğu uzay ise bizim yaşadığımız uzayın temeli ve özüdür. Bozulmuş noktaların yansımalarındaki değişim ki bu değişimin sebebi noktanın saflık boşluklarını etkilemeye çalışırken birbirlerini boşlukta etkilemelerinden kaynaklanır. Buda noktasal yapıda homojen simetrik ama düzensiz bozulmuş noktalar durumunu açığa çıkarır.Bu etkilenme durumları ister istemez ışığı hareketi enerjiyi ve titreşimi oluşturur. Burada ham evrenin yani ilk uzayın yapısının bozulmuş halini orjinine yani aslına dönderme baskısı ile noktaların birbirlerini boşlukta etkileyerek bozulmuş noktaları etkilemeleri ve bozulmuş noktalarında birbirlerini etkilemeleri ikincil uzay ve zamanı doğurur. yani uzayda ham uzay yani uzayın saf halinin herşeyi orjinine aslına dönderme yapıasallığı ile noktaların boşluk üzerinde birbirlerini etkileyerek oluşturmuş oldukları ikincil noktaların oluşturmuş olduğu değişim hali devamlı çatışma ve mücadele halindedir. Bunlardan biri hareketliliği maddeyi ve yapısallığı doğururken diğeri ise yok eder. Ama burada gerçekte yok eden pozitif yani olumludur madde ve yapısallığı doğuran ise negatif yani olumsuzdur. Bunun için uzay atomdan galaksiye sabitlik üzerine inşa edilmiş olan üzerine hakimiyet kurmuş değişim hareketlilik ve zaman döngüsü şeklindedir. Yani Uzay hem vardır hem yoktur. Hem nesneldir hemde hiçseldir. yani sadece bir bozulmuş yansımadır. İkincil noktaların oluşturmuş olduğu ışık ( ışık foton değildir bozulmuş noktalarda yayılan etkidir. Küresel yayılır. Bunun için hem nokta hemde dalga özelliği gösterir. Buna Hatem Hocanın Işığın Yapı Modeli Denir. ) hareket, enerji, titreşim ve daha üst bozulmalar olan kara madde ve dahada üst bozulmalar olan kütlesel madde gibi yapıları oluşturmuştur. An dan sonra gelen zaman ikincil madde bozulması ile başlar. ( Burada dikkat edilmesi gereken ikincil noktadaki bozulmanın sürekliliğidir. Yani ilk bozulma oldu maddeye dönüştü bitmedi. Ham noktalar birbileri ile etkileşime devam edeceklerinden aynı bozulma sonsuz sayıda ve kesintisiz olacaktır. Buda oluşan maddeyi dışlayan yeni maddeler oluşması demektir. Aynı anda maddenin, ışığın, hareketin, titreşimin bir arada olması demektir. Etki ve bozulma ikincil madde oluşumu küresel olacağından nokta halinde başlayacak ve küresel olarak büyüyecektir demektir. Safhaların kendilerine ait olanları bir arada tutma yapısı bu küre içinde çeşitli baskı ve basınçlar oluşturacak en sonunda safhalar arasına kopukluk oluşturarak dağılma başlatacak demektir. Buda bing bangtır. Burada soru şu niye tek noktada olduda her noktada olmadı? Uzay boşluğuna bakanlar bunu söyleyeceklerdir. cevabıda şudur Aşamaların kendilerina it yapıları bir arada tutma kararlılığı zar gibi düşünün her aşamadaki yapıyı bir arada tutacak ve bir araya getirecektir. yani uzayda oluşan herşey bir araya gelecek demektir. Buda Uzay boşluğunun oluşmasının açıklamasıdır. yani bing bangtaki nokta uzayda bir boşlukta değildi ikincil noktaların oluşturmuş oldukları değişimler uzay boşluğunu oluşturdu. Aşamaların kendilerine ait oluşumları koruma ve bir arada tutma kararlılığı ise bunları bir araya topladı ve sıkıştırdı. Aşamalardaki oluşumların birbirlerine olan baskıları aşamaları dağıttı ve boşluğa tekrar saldı. Burada şunuda soracaklardır? Aşama yapıları niye uzayda başka yerde toplanmadıda ORADA TOPLANDI YADA UZAYDA İKİ ÜÇ yerde yada beş on yerde toplanmadıda tek bir noktada toplandı. Bunun sebebi aşamaların oluşturduğu yapılardaki hem cinsin hem cinsi çekme olayıdır. Yani aşamalar içindeki oluşumları koruma ve bir arada tutma kararlılığına sahip oldukları kadar oluşumlarında hemcinsi olan oluşumlarla bir arada durma kararlılık ve yapısı vardır. Bunun adı kütlesel düzeyde yerçekimidir. Yerçekimi gerçekte bir kuvvet değil kendi hemcinsini bir araya toplayan yapısal bir kararlılıktır. Eğer bir kuvvet olsaydı terside olurdu. İtme çekme, soğuk sıcak. Ama yerçekiminin yani kütle çekiminin asla tersi yoktur. Zaten olsaydı tekerleksiz havada duran araçları keşfederdi insaoğlu. Yani aşamalrdaki yapıların bir araya toplanması tüm aşamaları bir araya getirmiş ve en son unda aşamaların birbirlerini itmelerine yani aşamalardaki yapısallıkların boşluğa dağılmasına sebep olmuştur. Buda uzayı ve uzaydaki hareketliliği oluşturmuştur. Uzayda karadelik denilen çekim gücü çok kuvvetli yerler vardır. Burdaki çekim kuvvetinin neden bu kadar fazlalaştığını bilim insanları ve bilim açıklayamamaktadır. Aslında karadelikler çekimi kuvvetli maddesel depolar değil kütlesel yapıları yani maddeleri ilk haline çeviren geri dönüşüm kutularıdır. Bunun için ışığın bile kaçamadığını iddia ettikleri karadeliklerden gerçekte ışığın kaçamadığı değil ham yapısına döndüğüdür. karadeliklerin oluşma sebebi ikincil noktaların bozulmasının ilk yani ham nokta haline dönme kararlılığıdır. Ama bu kararlılık ışık hareket enerji titreşim olarak sıraladığımız kütlesel maddede çok yoğum enerjinin açığa çıkarak ( Bakın yüksek demiyorum yoğun diyorum ) bu sıralamayı bozması ve ışığa varıncaya kadar kütlesel maddeyi daha öz yapısı olan bozulmuş nokta haline çevirmesidir. Zaten bilim insanlarının bahsettikleri anti madde denilen şeyde budur. Karadeliğe yaklaştıkça çekimin artmasının sebebi kütlesel maddenin öz haline dönerken diğer aşamalardaki yapılara değişiklik yapabilme kararlılığıdır. yani aşamalar kendilerine ait olan oluşumları bir arada tutar. farklı aşamalardaki yapılar ise diğer aşamalardaki yapıları kendilerine benzetmeye çalışır. Buda bir çekim kuvveti doğurur. Yani karadelikteki çekim gerçekte kütle çekimi değil aşamadaki yapısallığın diğer aşamadaki yapısallığı kendine benzetme kararlılığıdır. Böyle olunca bu kararlılık diğer aşamadaki maddeye etki edip değiştirdikçe aynı aşamadaki yapıların bir arada durma yani birbilerini çekme kararlılığı devreye girmekte maddeye hem aşama tarafından hemde bozulmaya başlamış olduğu yapıalnamanın kararlılığı tarafından toplanma yani çekim uygulanmaktadır. Buda karadeliğin çekim sebebidir. Uzaydaki maddelerin devamlı daire çizmelerinin sebei yani kendi etraflarında dönmelerinin sebebi. İlk patlama olduğunda yani bing bang olduğunda kütlesel cisimlere yani maddenin her noktasına sonsuz yöne doğru sınırsız hareket enerjisi uygulanmıştır. maddesel yapılanmalardan bu hareketlilik fazla gelenler parçalara ve zerrelere bölünmüşlerdir. İşte bu patlama Fiziğin ilk açığa çıktığı yerdir. Yani İlk Fizik. Kütlesel cisimler her noktasında bulunan sonszu yöne doğru olan hareketliliği kaldıraç usulü ile kenarlarına aktarmış buda kütlesel cisimlerde dönme etkisi oluşturmuştur. Dönme merkeze göre en geniş kenar çizgisi üzerinde olmuştur. Bu fırlatmanın cisimde oluşturduğu suni hareketliliktir ve ilk fizik kanunun çıkmasını sağlamıştır. Cismin her noktasına sonsuz yönde hareketlilik verilirse ve bu haliyle cisim fırlatılırsa, cisim merkeze göre en geniş kenar çizgisinden dönme hareketine başlar. Hatem Hocanın Cismin Dönme Kanunu. Bu dönme hareketi cisimlerin bir arada durma eğilimi ile karşı karşıya gelmiş ve merkezkaçtı kuvvet olmuştur. ( Ham Merkaçtı Kuvveti ) Yani cismin kendi etrafında dönme hareketine noktalar birbirlerinden uzaklaşıyormuş şeklinde tepki vermişer ve merkezkaçtı kuvveti oluşturmuşlardır. Aynı aşamadaki noktalar ise aralarına mesafe girmeye başladığında bir arada durma eğilimi kararlılığı birbirlerine karşı çekim kuvveti oluşturmuştur. Buna yerçekimi ve kütle çekimi denir. Aynı zamanda cisimlerin bir arada durma eğilimi sabitliği doğurmuş buda harekete tepki veren duran cismin eylemsizlik kanunu oluşturmuştur. Buda ikincil merkaçtı kuvvetidir. Her aşamadaki fizik kanunları farklıdır ve aşamadaki yapısallığa göre şekillenir. Bunun için kütlesel düzeyde yapılanmış insan ışıksal aşamaya bozulmadan geçerse bir saniye içinde ömrü biter ve toz olup dağılır. Eğer o aşamaya geçmeden insan ışık hızına ulaştırılırsa kendi aşamasında zaman genişler ama gençliği muhafaza olmaz. Bunu benzetme ile şöyle açıklayalım hız arttığı zaman tek an içindeki hareket ve iş olayıda artar. Yani saniyede bir metre yürüyorsan bisikletle saniyede on metre motorla saniyede 50 metre gidersin. Buna insan zamanının genişlemesi hareket zamanının ufalması denir. Nasıl ki insan küçültülse hücresel yapıya dönderilse normal insan çabuk yaşlanıp küçültülen insan genç kalmayacağı gibi insan zamanı genişletilipte hareket zamanı küçültülürse de insan genç kalmaz. Yani olayları masa olarak ele alalım. Hızı oda olarak ele alalım. Zamanı masaların odaya konulması olarak ele alalım. Hız artıkça yani oda büyüdükçe olay sayısı yani odaya konulabilecek masa sayısı artacaktır. Ama masaya koyma süreside artacaktır. yani diğerleri 5 masalık zaman yani odaya 5 masa koyarken ve bunun için bir dakika harcarken siz 20 masalık zamana yani odaya 20 masa koymak zorunda kalacaksınız ve 5 dakika harcayacaksınız. Ama Hakim Zamana göre onların bir dakikada yaptığı işi sizde bir dakika içinde yaptığınız için siz bir dakikada beş dakika yaşlanmış olacaksınız. Yani nesnel zamanınız hızlı aktığından siz daha çabuk yaşlanacaksınız. Hatem İnsanlar Bilim Grubu 'ndan Hatem Hoca. Uzayın Başlangıcı ve Yapısallığın Fizik Kurallarının Açığa Çıkması.