''Albert Einstein’ın devrim niteliğindeki hipotezlerini nasıl oluşturduğuna dair 5 çılgın düşünce deneyi.
0. yüzyılın en önemli dahilerinden biri olan Albert Einstein, devrim niteliğindeki kavramları ortaya atarak bilimin tabiatını her daim değiştirmiştir.

Einstein’ın en dikkate değer özelliklerinden biri, karmaşık bilimsel fikirleri gerçek hayat senaryoları ile kavramsallaştırmasıdır. Einstein, bu senaryolara “Gedankenexperiments” yani düşünce deneyleri ismini vermiştir.

İşte Einstein’ın çığır açan buluşlarını gösteren birkaç düşünce deneyi.

1- Bir ışık hüzmesini takip ettiğinizi hayal edin
Bu kavram üzerinde düşünmeye Einstein 16 yaşında başlamıştır. Uzaya doğru hareket eden bir ışık hüzmesini takip ederseniz ne olur?

Einstein, bir şekilde ışığı yakalayabilirseniz, ışığın uzayda donduğunu gözlemleyebileceğinizi söylüyor. Fakat ışık donamaz aksi takdirde artık o ışık olmaz.

Sonunda Einstein, ışığın yavaşlamayacağının her zaman ışık hızında hareket ettiğinin farkına vardı ve bu yüzden birşeylerin değişmesi gerektiğini savundu. Einstein sonunda, değişenin zamanın ta kendisi olduğunun farkına vardı. Bu, onun “izafiyet teorisinin” temelini hazırladı.''
Cevap 1 : Bir ışık süzmesini takip eder ve ışığı yakalayabilirseniz ışık donmaz görüntü donar. Çünkü sizden sonra gelen ışıklar size aynı mesafede kalır ve size ulaşamaz. Buda kainatta görüntünün donmasını ve hep aynı şekilde kalmasını sağlar. Ama ışık ve zaman hareketine devam eder. Örnekle açıklayacak olursak 100 kilometre hızla giden arabanın içindeki insana yüz kilometre hızla giden araba ile takibe başlarsanız öndeki insan size hep aynı mesafede kalır. Daha büyük bir hızla öndeki aracı yakalarsanız ve hızınızı onun hızına sabitlerseniz ve gözünüzle göreceğiniz ikinizden başka bir nesne yok ise o aracın içindeki insanın hareketi size göre durmuştur. Yani size göre ilerlemesi kesilmiştir ama gerçekte ilerlemesi devam ediyordur. Buna Hatem Hocanın Baskın Gerçeklik teoremi Denir. Gerçek her zaman baskındır. Albert Einstein düşünce deneylerini hipotez ve teoremlerini hep algıya göre kuramlamıştır. Algı ise her insanda değişkendir ve sabitlik içermez. Ve algı gerçek değildir insanın o anki olayı tanımlamasıdır.
''2- Bir trende ayakta durduğunuzu hayal edin
Arkadaşlarınız trenin dışında ayakta dururken, siz trenin içinde ayakta durduğunuzu hayal edin, trenin geçişini izleyin. Eğer trenin her iki ucunda yıldırım varsa, arkadaşlarınız bu iki yıldırımı da aynı anda görür. Fakat trende, tren hareket ettiği için siz yıldırımlara daha yakınsınız. Bu yüzden yıldırımları ilk siz görürsünüz, çünkü ışık daha az bir mesafeyi kateder. Bu düşünce deneyi gösteriyor ki zaman; duran ve hareket eden kişilere göre farklı geçiyor. Einstein’a göre zaman ve uzay göreceli ve eş zamanlı değil. Bu düşünce deneyi, Einstein’ın izafiyet teorisinin temel taşı niteliğindedir.''
Cevap 2 : Bunun için trene gerek yok. Şimşeğe 100 metre mesafede ve 150 metre mesafede dese yine aynı olurdu. Burada akan zaman aynı ışığın hızı aynı ama kat edilen mesafe farklı. Yol = zaman çarpı hız ise zaman eşittir Yol Bölü hız. O zaman 100 bölü 300.000 elbette 150 bölü üçyüzbinden ufak çıkacaktır. Buda zamanın kişiye göre farklı geçtiğini göstermez.
''3- Uzay gemisinde bir ikizinizin olduğunu hayal edin
Sizinle aynı anda doğan bir ikizinizin olduğunu düşünün. Fakat ikiziniz, doğduğu anda uzay gemisi ile uzaya fırlatılıyor ve neredeyse ışık hızında hareket ediyor. Einstein’ın izafiyet teorisine göre, siz ve ikiziniz farklı hızlarda yaşlanıyorsunuz. Çünkü ışık hızına yaklaştıkça zaman yavaşlıyor ve ikiziniz daha yavaş yaşlanıyor.

Uzay gemisi dünyaya döndüğünde, siz emekliliğiniz ile uğraşırken, ikiziniz henüz ergenliğe yeni girmiş oluyor.''
Cevap 3 : İkiziniz ışık hızına yakın bir hızla uzaya gönderilse ve iki sene sonra geri dönse idi daha yavaş yaşlanan siz olmazdınız ikiziniz olurdu. Çünkü siz dünyanın hakim zamanına bağlı kalan nesnel zamanınıza göre doğru orantılı yaşlanırken ikiziniz uzay mekiğinin hakim zamanına göre çok daha yavaş kalan nesnel zamanı daha çok akacak buda belkide daha gelmeden ikizinizin erken yaşlanıp vefat etmesine sebep olacaktı. Burada zamanı hız değiştiriyor gibi göstermeye çalışmış ama zamanı hız değiştirmez. Nesnel zaman hakim zaman arasındaki orantının bozulmasına dayalı olarak hız arttıkça nesnel zaman daha hızlı artar ve insan daha çabuk yaşlanır. Ama iksi içinde geçen zaman aynıdır zaman değişmez. Albert einsteinin bu teoremi doğru olsaydı ömrü boyunca uçak pilotluğu yapmış bir pilotun kolundan hiç çıkarmadığı saati 20 sene sonra en azından bir yada birkaç dakika geri kalmış olurdu.
''4- Bir kutuda ayakta durduğunuzu hayal edin
Siz bir kutunun içindeyken, dışarıda olup biteni göremediğinizi hayal edin. Aniden yere düştünüz. Peki ne oldu? Kutu yerçekimi tarafından aşağıya mı çekildi? Ya da kutu bir halat tarafından yukarıya doğru ivmelendirildi mi? Gerçek şu ki bu iki etkinin sonuçları arasında bir fark yok. İvmelenme ile yerçekimi aynı şey.
Einstein’ın önceki savına bakacak olursak, zaman ve uzay mutlak değil. Hareket, zaman ve uzayı etkiliyorsa, yerçekimi ve ivmelenme aynı şey. Bu demek oluyor ki yerçekimi, zaman ve uzayı gerçekten etkiliyor. Einstein’ın izafiyet teorisinin büyük bölümü, yerçekimi etkisinin uzay zamanı bükmesi ile ilgili.''
Cevap 4 : Burada ivmelenme olduğu zaman yerçekimi etkisi hissettiren ivme değil duran bir cismin eylemsizlik özelliğidir. O zaman aynı deneyi şöyle yapalım. Dışarıda olup biteni göremediğiniz bir kutunun içindesiniz. Kutu birden bire ileriye doğru hareket ediyor. ( Yukarı aşağı değil ) Siz ister istemez geriye doğru kayarsınız. Dışarıda ne olup bittiğini göremediğiniz içinde kutu geriye doğru süper sessiz bir şekilde ilerliyordu aniden fren yaptıda geriyemi savruldunuz yada kutu duruyorduda ileri doğru ivlendide geriye doğru savruldunuz. Burada etken olan sizin eylemsizlik özelliğinizdir. O zaman yerçekimi ile eylemsizlik özelliğide aynı şey olur. Nesnel tepkilere göre oluşturulmuş insan algıları baskın gerçeklik değildir. Sadece algı yanılmasıdır. Yerçekimi ile ivmelenmede aynı şey değildir. '
''5- 5- Çift taraflı madeni parayı havaya attığınızı hayal edin
Einstein, kuantum teorisinin büyük taraftarlarından biri değildir. Aslında, düşünce deneylerini öne sürerek bunu her zaman çürütmeye çalışmıştır.

Einstein’ın düşünce deneylerinden biri kuantum dolanıklık ile ilgilidir. Kuantum dolanıklık teorisi; evrende bulunan iki dolanık parçanın birbirlerine zıt şekilde eylemler sergilemesiyle ortaya çıkmış olan bir teoridir. "Bağlı" olarak nitelendirilen bu iki farklı parçacık, birbirlerinden ne kadar uzakta olurlarsa olsunlar, birisi saat yönünde döndüğü sırada diğeri saat yönünün tersi yönünde dönmektedir.

Bu düşünce deneyi için; çift taraflı kolayca, ön ve arka yüz olarak ikiye ayrılabilen bozuk para hayal edin. Parayı bakmadan havaya atıp çeviriyorsunuz ve para ikiye ayrılıyor. İkiye ayrılan paranın bir tarafını arkadaşınıza veriyorsunuz, bir tarafı sizde kalıyor. Sonra, arkadaşınız, bir uzay gemisine binip uzaya gidiyor.

Ardından, bozuk paranıza bakıyorsunuz ve elinizde paranın ön yüzü olduğunu görüyorsunuz. Paranın ön yüzü sizdeyse, arka yüzünün de milyarlarca ışık yılı uzağa giden arkadaşınızda olduğunu biliyorsunuz. Şimdi, bu paranın ön ve arka yüzünün değişebildiğini hayal edin. Siz elinizdeki paraya baktığınız bir anda, bozuk para ışık hızını geçerek, aniden milyarlarca ışık yılı uzaktaki arkadaşınızın elindeki parayı etkiliyor ve sizin elinizdeki ön yüz ile arkadaşınızın elindeki arka yüz yer değiştiriyor.''
Cevap 5 : Buradada bir düşünce hilesi yatmaktadır. Burada Baskın Gerçeklik ve mecburi gerçeklik önceden oluşturulmuştur. Oluşturulan baskın gerçeklik nedir ? İki insan şartı sadece bir para şartı ve sadece bir tura bir yazı şartı. Yani iki insanda ille yüzlerden biri şart koşulmuş ve sadece iki tane yüz yani tura ve yazı eklenmiş birinde ne varsa diğerinde ne olur diye sorulmuş? Soru kısaca bu. Elbetteki sizdeki tura ise arkadaşınızda yazı olacaktır. Sizdeki herhangi bir sebeple yazıya dönüşürse arkadaşınızdaki sorunun baskın gerçekliği şartı olan tek yüz tek insanda şartı ile turaya dönüşecektir. İsterse milyonlarca ışık yılı ötede olsun. Burada arkadaşınızın elindeki parayı etkileyen sizin elinizdeki paranın yazıya dönüşmesi değil sorunun bıraktığı mecburiyetlerdir. O zaman şöyle birşey deneyelim. Elinizdeki turayı teknik aletlerle yazıya dönüştürün sizden milyonlarca ışık yılı ötedeki arkadaşınızın elindeki turanın yazıya dönüşmediğini göreceksiniz. Eğer Albert Einstein in dediği gibi olsaydı siz elinizdeki turayı teknik aletlerle yazıya dönüştürüken aynı anda milyonlarca ışık yılı ötedeki arkadaşınızın elindeki yazınında kendiliğinden turaya dönüşmesi gerekirdi.
Bakın bunlar albert einsteini dünyanın en zeki insanı gösterebilmek adına yapılmış düşünce oyunları yani akıl oyunlarıdır. Albert einstein o kadar zeki bir insan değildir sadece hayal ve algı üzerine hipotezler geliştirmiş ve eğitimini aldığı bilgi ile desteklemeye ve elindeki bilgileri de kendi düşünce ve algılarına göre şekillendirmeye çalışmıştır. Yoksa şu yazı tura deneyinin benzerini başka bir şekilde yapalım. Bir anne doğurun gerekli aşılarla ikiz çocuğu olacak ama aşının özelliği ikizlerden birisi mutlaka kız diğeri mutlaka erkek olacak.Çocuklara a ve b embriyosu diyelim. Ya a embriyosu kızdır b embriyosu erkek yada a embriyosu erkektir b embriyosuda kız. Bu aşıların baskın gerçekliği altında a embriyosunun kız olmasını sağlayacak ikinci bir aşı geliştiriseniz ikinci aşıdan dolayı a embriyosu kız olur. Ama ilk aşının baskın gerçekliğinin getirdiği mecburiyetten dolayı b embriyosu erkek olur. İkinci aşı ilk aşının serbest seçme hakkına müdahale eder. Diyelim geliştirdiğiniz ikinci aşı b embriyosunu kız yapıyor o zaman ilk aşının baskın gerçekliğinin getirdiği mecburiyetten dolayı a mebriyosu erkek olur. Ama ikinci bir aşı geliştirmezseniz ve anne hamile kaldığında a embriyosu erkek b embriyoru ise kız olursa ve siz çocuk doğmadan a embriyosunu ameiliyatla cinsiyet değiştirir ve kız yaparsanız a embriyoru kız oldu diye b embriyosu kızlıktan erkeğe dönmez. Anne bu sefer iki tane kız çoçuğu doğurur. Buradaki olay baskın gerçekliğe sahip aşının hükmünün bitmiş olup aynı baskın gerçeklikteki hükme sahip olan ameliyata hakiki gerçeklik yerini bırakmış olmasıdır. Buda yazı albert einstein 'in tura deneyindeki teoreminin asılsız ve gerçek dışı olduğunu sadece hayale dayalı bilimsel veriler üretme çabası olduğunu gösterir. Hatem İnsanlar Bilim Grubu 'ndan Hatem Hoca.


Albert Ainstain Teorileri Hakkında Kaynak : FİZİKİST.COM